Sert durmanın acımasız kırılganlığıyla dağalmıştı yine.
İnsan hayalleri için bir bedel ödüyorsa o hayalde bir terslik olamaz mı? O hiç böyle bakmazdı olaylara. Ona göre hayaller gerçek, gerçekler sadece geçici yanılgılardı.
Son görüşmemizde yine hayallerini anlattı ve farkettimki artık geçmişte kaybettiklerini hayal ediyordu. Yani hayalleri uğruna kaybettikleri artık hayalleri olmuştu!
Normalde insanlara üzülmem ama eğer üzülebilseydim o anda onun için çok üzülürdüm heralde. Bence hayat hiçbir hayale yer olmayacak kadar basitti o ise "hayalsiz hayat küreksiz kayık gibi" derdi. Bu lafı beni hep güldürürdü.
[link]






















